sanki,bıçakla deşilmişti göğüsleri...
lacivertmasallar by ~esece on deviantART
tasarımlarımlarken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tasarımlarımlarken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Kasım 2009 Pazar
5 Eylül 2009 Cumartesi
İmge Dedim Adına
giz by ~esece on deviantART
Son çocukluk da bitmişti ömrümde
Düşlerim belki kış ölüsü belki yaz
Kırlara bahar yetmese de içimde
Yüreğim nar çatlamasıydı sana kadar
Dilimde sözcüklerin çelik direnci
Sesimde ölüm rengine inat aşklar
Mavilikler yasaklandı gökyüzünde
Özgürlüğü kuş kanatlarında bekledim
Doğduğum gün adına "imge" dedim
Sevdim bütün insanları insan yanlarını
Sen de seveceksin
Dallarına su yürümüş ağaçlara güleceksin
Kar yağsa da yaktığın ateşler üstüne
Ateşi yüreğinle körükleyeceksin
Kuş sesleri de ertelenebilir güne karşı
Çiy de düşebilir anıların üstüne
En güzel ezgileri nehirağzı denizlerde
Hep kendi sesinle türküleyeceksin
Hüzün ağaçlarının sevinç açtığını
Adının sonsuz anlamında göreceksin
Sevdim soluğunu rüzgar kılan insanları
Soluğumu soluklarına kattım
Bir damla uğruna gökyüzünü omuzladım
Bir çocuk ölümleri ağlatti beni
Bir de türkülerde kalabalık ihanetler
Gülüp geçtim yalan iktidarlar görkemine
Aşk adına sesimi sürdüm namlulara
En büyük eylemleri söz eyledim
Doğduğun gün adına "imge" dedim
Sen elbette sen olacaksın biliyorum
Sesinde yirmibirinci yüzyılı dinliyorum
Adnan Yücel
Etiketler:
beni kategorize etme,
tasarımlarımlarken
12 Ağustos 2009 Çarşamba
KORKULAR GAZELİ
***
Fal bilmez bu işleri, içimiz yanlış bir korkuyla yırtılır!
İnleyen bir gök tadında, uçmanın nafile sevinciyim, kuşlar yırtılır!
Ruhum gurbet odası, sözler esrik, taşlar yorgun, hayat tuhaf, yollar yırtılır!
Kendimi çaksam fırtına, bir daha yansam çöl garip, köle yırtılır!
Neyin tıkanıklığı bu yazgı, kendime katlanmışım, gecesi pusulanın yırtılır!
Başım dönüyor kendimi öldürmekten, keder ezilmiyor, aklımız yırtılır!
Yeter! Bu şehri terk etmek geliyor içimden, aramızdaki duvar yırtılır!
Ay düşünür, ağaç bilir, gölgelerimiz bile yalnız, ışığı akşamların yırtılır!
Şu zalimi kalbimden kazımalıyım, üşüyor mermer, sanki sular yırtılır!
Ey saflığın yanık meleği, her yanım kanlı, şarap devrilir, sürgün yırtılır!
Susmayan bir sıkıntıyım, toz kondurtmam buhar olan ne varsa, anılar yırtılır!
Her şey hayâl olur, hiç uyumaz gövdem, anlamın seması yırtılır!
Boynum eskimeyen bir gam vaktidir, kırılır sesimizdeki arzu, boşluk yırtılır!
Bu gazel sarhoş bir yağmura benzer, kim nefesiyle kalmıştır, insan yırtılır!
Engin Turgut
İnleyen bir gök tadında, uçmanın nafile sevinciyim, kuşlar yırtılır!
Ruhum gurbet odası, sözler esrik, taşlar yorgun, hayat tuhaf, yollar yırtılır!
Kendimi çaksam fırtına, bir daha yansam çöl garip, köle yırtılır!
Neyin tıkanıklığı bu yazgı, kendime katlanmışım, gecesi pusulanın yırtılır!
Başım dönüyor kendimi öldürmekten, keder ezilmiyor, aklımız yırtılır!
Yeter! Bu şehri terk etmek geliyor içimden, aramızdaki duvar yırtılır!
Ay düşünür, ağaç bilir, gölgelerimiz bile yalnız, ışığı akşamların yırtılır!
Şu zalimi kalbimden kazımalıyım, üşüyor mermer, sanki sular yırtılır!
Ey saflığın yanık meleği, her yanım kanlı, şarap devrilir, sürgün yırtılır!
Susmayan bir sıkıntıyım, toz kondurtmam buhar olan ne varsa, anılar yırtılır!
Her şey hayâl olur, hiç uyumaz gövdem, anlamın seması yırtılır!
Boynum eskimeyen bir gam vaktidir, kırılır sesimizdeki arzu, boşluk yırtılır!
Bu gazel sarhoş bir yağmura benzer, kim nefesiyle kalmıştır, insan yırtılır!
Engin Turgut
7 Haziran 2009 Pazar
Bilinçaltı Oyunları- I
-fışkırma-
-Önce-
Dur …durul…düşün…yorul…
“uyudu uyanamadı” dediler
Sayıkla…uyudu uyanamadı….uyudu uyanamadı….uyudu uyanamadı… uyudu… ama uyanamadı…
Hiç
Hiç’ten hep’e…Hep’ten hiç’ e… acıklı döngü
Acıklı döngü…acıklı döngü…acıklı döngü….
-Şimdi ve burada-
“Patolojik bir vak’a” dediler
Hatırlamadın mı?
Unuttun mu değil…
Bêje…bêje…bêje…
hatırlamadın mı?
-ladım
21 numaralı oda hep aynı şarkı dönüyor…kadın yatakta…kadın ayakta… epeyce iç ses…epeyce dış ses… epeyce sesin sesi… sus… sessizliğin sesi…sus…
karanlık…üzgünmüş gibi yapma efekti… unutulmuş bir adı duyumsama…
çekil… .çekil…çekil…gök yüzümden çekil…
küçüktü, gölgesi uzayınca kadın…
-sonra-
gün akşam oldu… bütün renkler aktı içe… sesler…sözler…sayılar…
saydı…sayamadı… hep sıfırda kaldı…kalktı…
cezir…
mekan: dip
-Önce-
Dur …durul…düşün…yorul…
“uyudu uyanamadı” dediler
Sayıkla…uyudu uyanamadı….uyudu uyanamadı….uyudu uyanamadı… uyudu… ama uyanamadı…
Hiç
Hiç’ten hep’e…Hep’ten hiç’ e… acıklı döngü
Acıklı döngü…acıklı döngü…acıklı döngü….
-Şimdi ve burada-
“Patolojik bir vak’a” dediler
Hatırlamadın mı?
Unuttun mu değil…
Bêje…bêje…bêje…
hatırlamadın mı?
-ladım
21 numaralı oda hep aynı şarkı dönüyor…kadın yatakta…kadın ayakta… epeyce iç ses…epeyce dış ses… epeyce sesin sesi… sus… sessizliğin sesi…sus…
karanlık…üzgünmüş gibi yapma efekti… unutulmuş bir adı duyumsama…
çekil… .çekil…çekil…gök yüzümden çekil…
küçüktü, gölgesi uzayınca kadın…
-sonra-
gün akşam oldu… bütün renkler aktı içe… sesler…sözler…sayılar…
saydı…sayamadı… hep sıfırda kaldı…kalktı…
cezir…
mekan: dip
zaman: o an
Etiketler:
beni kategorize etme,
sevgili göynük,
tasarımlarımlarken
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
