böyle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
böyle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2009 Çarşamba

KORKULAR GAZELİ


koku by ~esece on deviantART

***

Fal bilmez bu işleri, içimiz yanlış bir korkuyla yırtılır!
İnleyen bir gök tadında, uçmanın nafile sevinciyim, kuşlar yırtılır!

Ruhum gurbet odası, sözler esrik, taşlar yorgun, hayat tuhaf, yollar yırtılır!
Kendimi çaksam fırtına, bir daha yansam çöl garip, köle yırtılır!

Neyin tıkanıklığı bu yazgı, kendime katlanmışım, gecesi pusulanın yırtılır!
Başım dönüyor kendimi öldürmekten, keder ezilmiyor, aklımız yırtılır!

Yeter! Bu şehri terk etmek geliyor içimden, aramızdaki duvar yırtılır!
Ay düşünür, ağaç bilir, gölgelerimiz bile yalnız, ışığı akşamların yırtılır!

Şu zalimi kalbimden kazımalıyım, üşüyor mermer, sanki sular yırtılır!
Ey saflığın yanık meleği, her yanım kanlı, şarap devrilir, sürgün yırtılır!

Susmayan bir sıkıntıyım, toz kondurtmam buhar olan ne varsa, anılar yırtılır!
Her şey hayâl olur, hiç uyumaz gövdem, anlamın seması yırtılır!

Boynum eskimeyen bir gam vaktidir, kırılır sesimizdeki arzu, boşluk yırtılır!
Bu gazel sarhoş bir yağmura benzer, kim nefesiyle kalmıştır, insan yırtılır!

Engin Turgut

21 Temmuz 2009 Salı

siz misiniz?


"Yüzümü size çeviriyorum, siz misiniz? 
 Elimi suya uzatıyorum, siz misiniz? 
 Siz misiniz, belki de hiç konuşmuyorum. 
 Belki de kim diye sorsalar beni 
 Güneşe, çarşıya, kadehe uzatacağım ellerimi 
 Belki de alıp başımı gideceğim 
 Biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin 
 Nereye, ama nereye olursa gitmenin 
 Hüzünle karışık bir ağrısı." 

  E. Cansever


5 Temmuz 2009 Pazar

Çağımızda Her Aşk


Ayrıntılardan arındırsam hayatımı;
desem ki: ben Elsa'yı çok sevdim.
O kadar. Bir kapı aralandı kısaca:
Bir başka dünyada, başka bir çağda
mümkün olabileceğini gördük aşkın.
Usulca kapandı tekrar kapı sonra.

Uzun uzun durmasam üzerinde;
desem ki: ben Elsa'yı çok sevdim.
O kadar. Aşkın başkalarını dışladığı,
sevdanın ille de bire bir yaşandığı yerde,
biri bir başkasını ne kadar sevebilirse,
o kadar sevebildim ben de işte.

Desem ki, böylesi bir dünyada,
böyleyken insan ilişkileri
başka türlü sevemezdik zaten.
Elsa duymuyorsa artık sözlerimi,
ne anlamı olabilir ki dediklerimin!
Sonuç olarak yenildik işte.

Desem ki, yumuşak bir sesle,
baştan yeniktir çağımızda her aşk.
Herkes gibi yenildik işte biz de.
İsyan etmesem, doğal karşılasam
ve ağlamayabilsem.
Ağlamasam.

Desem ki, değişecek birgün herşey,
çıkacak aşk bireylerin tekelinden.
Ne değişir ki bizim için? Ne değişir ki? 
Baştan yeniktir çağımızda her aşk
ve çağımızın çocukları, Elsa'yla ben,
yenildik işte herkes gibi.


Roni MARGULIES

16 Haziran 2009 Salı

Mavi Bulutlara Bakamaz /Kurşun Yağmurları


Yaşam: ince bir kıvılcım gibi saramadığından düşlerimizi
Bahar tadı düşmedi damadığımıza, nicedir,
Kızıl bir tuvalden taşmıyor gayrı aşkın çizgileri.

Hınç yüklü bir şilep misali__
____vuruluyor ardımızdan kırbacını zaman.
Mevsim, hasat sonu ömrün / yüreğim boğum boğum ayrık otu
Karanfil kokularını toplayamazsın ki yarına.

Yine, yağmada kıyılarımız / kan revan içinde alın terim
Ki ömür, gelgitlerinde çırpınır hayatın
Bam teli çalınmış akortsuz saz misali beden
Hangi teline dokunsam____
____ içli ve derin sızılar yankılanır tınısında.

Mavi bulutlara bakamaz / kurşun yağmurları
Masallarla büyüttükte yarına / yaşamı büyütemedik.

Sevdaları yağmalanmış yeşil, / acısını ayaklarına bırakır dağların
Denizlerin dalgalı çıngırak seslerine__
______sürer içinde aşk korkularını da,
çentik çentik çizilir / gelgitlerin beyaz köpüğüyle hayat.

Acılar çığlıkla merhaba derken yaşama
Sevda, oyuncağı olur ilk solukta hasretin.

Şimdi sahipsiz meydanlarda / kırılmış özlemler gezinir
Ki yarın dilsiz ayrılıklara gebe _
_______ kurtlar bulanık havalarda düşer leş peşine.

Kucağımızda bir demet kasımpatı__
____yorgun dudaklarda can çekişiyoruz¬¬_
__ sokaklarda hala sevdaları yağmalanmış yeşil.

Karanfil kokulu sabahlarda ağırlarız korkularımızı,
Biliriz mavi bulutlara bakamaz / kurşun yağmurları_
_____dökülür yüreğin kızılına
Bir yandan, asırlık çınarlar soluyor iken öfkeyi__
____bir yandan / biçiliyordur anılarımız. 

Abdullah Oral

9 Haziran 2009 Salı

ÖDÜNÇ HANÇER ÖLDÜRMEZ BENİ / MURATHAN MUNGAN


ödünç hançer öldürmez beni 

bir küfür gibi kara 
kayış dilini ver 
binlerce kez açıklasam da 
dilini çözemediğim ihanet 
gel bir daha bende dene kendini 
ne sen öldürebiliyorsun beni bu cenkte 
ne ben yenebiliyorum seni 
yazıldığın mevsime çok su ver kendi izinden 
giden yolları suçlarından arındır 
arkanda kaldı seni ilerde bekleyenler 
unutkan şiirler, kopmuş alıntılar 
hiçbir zaman kullanamadığın hatıralarla 
kendine yazdığın yaşam öyküsü! 
ah, bu kadar aşk herkesi yanıltır 
gelme üstüme 
boşalmış yeminlerin bileği 
ben sandığın sözcüklere vuran aksimdir 
ödünç hançer öldürmez beni 
ya başka bir silah seç kendine 
ya bırak başkasının ellerine 
ölüm aşkın işidir 
kork benden sevgilim 
ahretin olurum senin 
bu kadar çok seven öldürmesini de bilir 
ben seni 
çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim 
gücümdü güçsüzlüğüm 
ey, izini sürdüğüm ruhumdaki kara gölge, 
büyüttüğüm oğullarımı bir bir elimden alan hayat 
yanıltma beni, beni bana yakıştır 
son darbeden önce ilk sözü söyleyemeyen! 
kolay değil ödenmiş hayatın katili olmak 
kör eder hançerini içimin gücü 
ölümü göze alan yaşamasını da bilir


1 Haziran 2009 Pazartesi

KESTİM KARA SAÇLARIMI / Gülten AKIN


Uzaktı dön yakındı dön çevreydi dön
Yasaktı yasaydı töreydi dön
İçinde dışında yanında değilim
İçim ayıp dışım geçim sol yanım sevgi
Bu nasıl yaşamaydı dön

Onlarsız olmazdı, taşımam gerekti, kullanmam gerekti

Tutsak ve kibirli -ne gülünç-  
Gözleri gittikçe iri gittikçe çekilmez
İçimde gittikçe bunaltı gittikçe bunaltı
Gittim geldim kara saçlarımı öylece buldum

Kestim kara saçlarımı n'olacak şimdi
Bir şeycik olmadı - Deneyin lütfen - 
Aydınlığım deliyim rüzgârlıyım
Günaydın kaysıyı sallayan yele
Kurtulan dirilen kişiye günaydın

Şimdi şaşıyorum bir toplu iğneyi
Bir yaşantı ile karşılayanlara
Gittim geldim kara saçlarımdan kurtuldum